BYD Co., yıllık satış hedefine ulaştı ve muhtemelen 2025’te Tesla Inc.’i geçerek dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi oldu; ancak bu başarılar, önümüzdeki yıl Çin otomotiv pazarı için zorlu bir görünüm nedeniyle gölgede kaldı.
Çinli elektrikli araç devi şirketin Hong Kong borsasında işlem gören hisseleri, yeni yılın ilk işlem gününde %2,3’e varan oranda yükseldi.
BYD, geçen yıl toplam 4,6 milyon araç teslim etti; bu da 2024 yılına göre %7,7’lik bir artış anlamına geliyor. Bu rakam, şirketin Eylül ayında açıkladığı düşürülmüş yıllık hedefle de uyumlu. Shenzhen merkezli otomobil üreticisi, neredeyse şarj edilebilir hibrit araçlar kadar (2,26 milyon) tamamen elektrikli araç sattı.
Bloomberg tarafından derlenen verilere göre, Tesla’nın Cuma günü dördüncü çeyrekte yaklaşık 440.900 araç teslim ettiğini açıklaması bekleniyor; bu da bir önceki yıla göre %11’lik bir düşüş anlamına geliyor. Bu da şirketin yıl boyunca yaklaşık 1,66 milyon araç sattığı ve art arda ikinci yıllık düşüşünü yaşadığı anlamına geliyor.
Çin’in elektrikli araç alımlarını destekleyen bazı teşvikleri azaltmasıyla birlikte, BYD ve rakipleri önümüzdeki yıl artan bir baskıyla karşı karşıya kalacak. Yeni modellerin piyasaya sürülmesi de iç rekabeti daha da kızıştırırken, ticaret engelleri BYD’nin yurtdışına yayılma hedefleri için zorluklar yaratıyor.

Çin’in en çok satan otomobil üreticisi, son bir yılda Geely Automobile Holdings Ltd. ve Xiaomi Corp.’tan daha sert bir rekabetle karşı karşıya kaldı; bu şirketlerin yeni modelleri ve hızlı inovasyonları tüketicilerin ilgisini çekiyor. BYD hisseleri geçen yıl %7 değer kazandı, ancak daha sert rekabet ve artan düzenleyici denetim daha belirgin hale geldikçe, hisselerin Mayıs ayı sonuna kadar %74’e varan sıçramasının ardından elde ettiği kazanımları kaybetti.
BYD’nin CEO’su Wang Chuanfu, Aralık ayı başlarında bir yatırımcı toplantısında, şirketin son birkaç yıldır koruduğu teknolojik üstünlüğün azaldığını ve bunun da yurt içi satışları etkilediğini söyledi. Çin medyasının bildirdiğine göre, Wang Chuanfu, şirketin 120.000 kişilik mühendislik ekibinin kendisine avantajı yeniden kazanma yeteneği konusunda güven verdiğini ve yeni teknolojik atılımların geleceğine işaret etti.
BYD için olumlu bir gelişme, yurtdışı satışlarındaki artış oldu. Çin dışındaki teslimatlar 2025 yılında 1,05 milyona ulaşarak 1 milyonluk üst sınır tahminini aştı ve şirketin ana pazarındaki düşüşü telafi etmesini sağladı. Binek araç elektrikli ve hibrit satışları ise sekizinci ay üst üste düşüş göstererek Aralık ayında %37,7 oranında geriledi.
Morgan Stanley, yayınladığı bir notta, BYD’nin 2026 başlarında ürün gamında yapacağı birkaç önemli yenilemenin ardından yurt içi pazarda daha anlamlı bir toparlanma öngördüğünü belirtti.
Citigroup Inc.’in Kasım ayında BYD yönetimiyle yaptığı bir görüşmeye atıfta bulunarak yayınladığı rapora göre, şirket 2026 yılına kadar yurtdışı satışlarını 1,5 milyon ile 1,6 milyon adet arasına çıkarmayı hedefliyor.
BYD, art arda gelen çeyreklik kâr rakamlarında düşüş açıklamasının ve Çin’in agresif iskonto uygulamalarını dizginleme çabalarının merkezinde yer almasının ardından baskıyı artırıyor. Artan incelemelerin, sektördeki birleşmeleri hızlandırması ve hiyerarşiyi sarsması muhtemel.
Analistler şu ana kadar BYD’nin zorlukların üstesinden diğerlerinden daha iyi gelebileceğinden eminler. Bloomberg tarafından derlenen analist tahminlerine göre, şirketin toplam satışları gelecek yıl 5,3 milyon adede ulaşabilir. Deutsche Bank analistleri, yeni ürün lansmanlarının ve bir teknoloji platformunun tanıtımının şirketin rekabet gücünü artıracağını öngörüyor.
Bu durum, kendi zorluklarıyla boğuşan Tesla karşısında BYD’nin liderliğini daha da genişletmesini sağlayabilir.
ABD’li otomobil üreticisi, yeniden tasarlanan Model Y için tüm montaj fabrikalarındaki üretim hatlarını yeniden düzenlerken 2025 yılının başlarında satışlarında büyük bir düşüş yaşadı. CEO Elon Musk’ın Trump yönetimindeki tartışmalı rolü de bazı tüketicileri caydırdı ve ABD’nin elektrikli araçlar için federal satın alma teşviklerini sona erdirmesinin de ilerleyen dönemde talebi olumsuz etkilemesi bekleniyor.